Program ilerledikçe aerobic'ten Anaerobic'e geçiş başladı. Buna bağlı olarak antrenman süresi azaldıkça şiddeti de artmaya başladı. Geçen hafta programın biraz dışına çıkarak anaerobic çalışmalar yerine uzun koşuları tercih ettik. Sanki daha anaerobik'e hazır değiliz gibi geliyor bana. Programı revize etmemiz lazım biraz.
Geride kalan 4 haftanın değerlendirmesini yapacak olursak kondüsyon durumumuzun hızla iyiye gittiğini söylemek yanlış olmaz. Özellikle koşularda 1 saatte koştuğumuz mesafe her defasında bir öncekinden daha uzun oluyor. Aşiyan yokuşundaki performansımız günden güne iyileşiyor.
Durum budur...
Thursday, May 19, 2005
Monday, May 02, 2005
Atasözlerinin antrenmana etkisi
Atın ölümü arpadan olsun diyerek güzelim tartan pist yerine araçların arasından slalom yaparak Emirgan'a kadar koştuk. Dönüş için İngiliz atalarına ait olan "No pain, No gain" sözü aklımıza gelse de bizim atalarımızın buna karşılık gelen "hızlı giden atın boku seyrek düşer" sözü aklımıza geldi tempoyu biraz yavaşlattık. Ve bugünün işini yarına bırakmayarak bu günkü anrenmanımızı da kazasız belasız icra ettik.
Devam
Haftasonu Fenerbahçe'de yarışamamız sonrasında yaşadığımız sükut-u hayal'in etkisini tüm hafta sonu üzerimizden atamadık. Pazar sabahı antrenman niyetine yalandan squash maçı yaptık. Ama hafta içi o kadar yorulmuşum ki Batuhan 3 sette nakavt etti. Bugünden itibaren prgrama kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Subscribe to:
Posts (Atom)
